MUHABBET TEORİSİ B04: FUTBOLUN ÖMRÜ NE KADAR?

Top sektirirken kulaklıktan dinleyebileceğiz cepyayın Muhabbet Teorisi’nin dördüncü bölümünde Tevfik Uyar ve Osman Ender Kalender vardı.

Bu bölümde futbolun yeni tüketim alışkanlıklarına, üçüncü dalga toplumlarına uygunluğunu tartıştık ve 20 yıl sonra futbolun hala popüler olup olmayacağını irdelemeye çalıştık. Üstelik yakında bir futbol takımının kadrosunu oylarıyla taraftarların belirleyebileceği veya oyuncu değişikliğinin o sırada maçı izleyenlerin talep verileriyle gerçekleşebileceği gibi radikal öngörülerde bulunduk.

Futbolun erkek egemenliğine dokunmasak olmazdı ayrıca.

İşte dördüncü bölümümüz!

 

 

MUHABBET TEORİSİ B04: FUTBOLUN ÖMRÜ NE KADAR?” hakkında 4 yorum

  1. Oyunlar açısından ilginç bir örnek vereyim “Rocket League” henüz oynamadım ama adını sıkça duyuyorum. İnanılmaz zevki bir “futbol” oyunu olduğu söyleniyor. Fifa ve Pes’in adını ben bu sene neredeyse hiç duymadım, ama bunun adı her yerde geçiyor.

  2. 20 yıl sonra futbolun biteceğini düşünmüyorum. Futbol neredeyse 100 yıldır aynı temel kurallarla oynanıyor. Ofsayt gibi görece en zor tanımlanan kural dahi 1900 öncesinde kullanılmaya başlamıştır. Sonrasında etkili değişimler sadece taktik anlamda yaşanmıştır. Bu da futbol aklının gelişimidir. Teknolojiyle futbolu kıyaslamak da yanlış. Moore yasası örneği futbol için geçersiz. Teknolojinin futbola direkt katkısını sadece İngiltere’de gol çizgisinin belirlenmesinde görüyoruz. Ki bunun bile futbola dahil edilmesi uzun süre tartışıldı. Futbol ekonomisi bu teknolojiyi oyuna katmıştır. Peki futbolun teknolojiye eğilimi var mı? 7’den 70’e futbol seyircisi teknolojinin futbola kattığı analizleri sevmez(ben bayılırım). Misal koşu mesafeleri, dalga geçilir TV’de konuşulsa. Teknolojinin sağladığı veriler üzerinden analiz yapılan programlardansa, goygoy yapan ‘futbol’ programları daha çok izleniyor. Futbol oynamak için bir topa ihtiyaç var ama yorumlamak için hiçbir şeye ihtiyaç yok. Saha içinde de, tribünde de, TV’de de futbol çoğunlukla duygular üstünden işliyor. Bu da onu daha tartışılabilir kılıyor ve gündemde kalıyor. Bunların dışında futbolun gelişiminde ya da değişiminde rolü FIFA, UEFA gibi kurumlar alabilir. Bu kurumların yöneticileri de futbol geçmişine sahiptir büyük çoğunlukla, en azından ilgileri olmuştur. Teknoloji çağında, futboldan uzak yaşayan nesil futbolu değiştiremeyecek.

    Eskiden futbol daha ulaşılabilirmiş, bence şuan pikte değil dünya genelinde. Bunda da pay gol çizgisi teknolojisini getiren kapitalistlerin. Son yıllarda, daha büyük, daha konforlu statlar ve bunların getirdiği ücretler artınca ilginin azaldığını düşünüyorum. Bizim ülke özelinde, ücretler ulaşım anlamında da arttı. Eskiden şehir merkezine düşen statların yerinde bugün AVM var.

    Futbola ilginin azalacağını ama ilginin yarı-yarıya dahi azalmasının çok mümkün olmadığını düşünüyorum. Amerika’nın ilgisinin dışında Manchester United’ın Adidas’la bu sezonla birlikte başlayan 10 yıllığına £750m’luk anlaşmasını da hatırlatmak gerek.

Bir Cevap Yazın